Instagram

TÜRKİYE'NİN KELEBEKLERİ ve KELEBEK GÖZLEMCİLİĞİ TARİHİM

Ülkem Kelebekleri ile tanışmak yorucu fakat bir o kadar da keyifli bir uğraştır. Onların sessiz ,renkli ve çok sıcak dünyası , uzun süre benim için bilinmesi hayal olan bilinmeyen dünya: Bor'un yaşam kaynağı gibidir. Güzel Ülkem ,Türkiye'de Kelebek türleri sayısı 410 dan fazladır. Avrupa genelinde 500 den fazla kelebek türü olduğu düşünülürse zenginliğimiz ortaya çıkar . Bu zenginliğin beslendiği alan ise sayısı 11000 e varan Bitki Türü çeşitliliğimizdir. İngiltere' de sadece 60 ın üzerinde kelebek olduğu halde , 60 dan fazla kelebek kitapları var.Bizim ise buzenginliğine karşılık ilk Türkçe kelebek kitabımız kelebek sever Ahmet Baytaş Hocamız tarafından hazırlanan ve 2008 de basılan Türkiye'nin Kelebekleri kitabı olmuştur. Bu kitap 1995 yılında G. Hasselbarth , H. Van Oorschot ve S. Wegener tarafından 3 cilt , 2200 sayfa olarak yayınlanan Die Tagfalter der Türkei adlı Almanca kitap baz alınarak hazırlanmıştır. Üç Alman zoolojist ve botanikçi 20 yıl ülkemizde çalışarak 11000 numune toplamışlardır. Baytaş'ın kitabı kesinlikle Türkiye'de Kelebek meraklılarının önünü açan bir çalışma olmuştur. İngilizce yayınlanmış 1978 baskılı Vadim'in ve 2004 baskılı La francis 'in kitapları Avrupa ve Akdenizin kelebeklerini her ne kadar kapsasa da , İran -Turan kesiminin (Orta Anadolu, Doğu Anadolu , Güney Doğu Anadolunun Doğusu )kelebeklerini içermediğinden eksik kalmıştır.


Kelebek konusunda araştırma , listeleme çalışmaları yapan Türk Böcekbilimciler olarak da Ahmet Koçak ve Muhabbet Kemal Koçak isimleri gelir. Çalışmalarında ,Türkiye Kelebek Listesinin hazırlıklarını yapmışlar ve Türkiye kelebeklerine yeni türler eklemişlerdir. Türlerin isimlerinin Türkçeleştirme çalışmalarını yapmışlardır.


Ülkemizde 2006 yılından sonra artan Kelebek gözlemcisi sayısı ile Türkiye listesineyeni türler eklenerek 410 a ulaşmıştır. Daha da artması doğaldır . Yeterki habitatları korunabilsin. Aslında her ilimiz kelebek türleri yönünden zengin olmakla birlikte , gözlem sayısının yoğun olduğu illerimizde tür sayısı artmaktadır. Malatya , Artvin , Osmaniye , Denizli , Ankara , Antalya , Bolu sırasıyla 150 türün üzerindetür çeşitliliği olan illerimiz.


KELEBEKLER YAŞAMIMA GİRİYOR ..


2004 yılında Sarıyer 'de göç zamanı,yırtıcı akını azaldığında , ötücü kuşlara bakmak için gittiğimiz bir alan vardı. Kelebeklere ilgim o alanda başladı. Renk ve desenlerini daha iyi anlamak içinfotoğraf çekmesine çekiyordum ; fakat ismini bilmediğim bu güzellikleri öğrenmek için kaynak yine yoktu.. Bir yabancı kelebek kitabı satın aldım Pandora Kitabevinden.Dorling Kindersley Handbooks / Butterflies and Moths . Fakat bu kitapta sadece bütün dünyadan yaygın türörnekleri vardı. Bu süreçte kelebek konusu çok yavaş ilerledi.


Evrim Karaçetin Hoca, yanılmıyorsam 2006 yılında, bir kelebek gözlem grubu kurdu. Bu grup uzun bir süre aktifleşemedi. Aktifleştiği süreç içerisinde de gruba eklediğiniz kelebekleri ya kendisi ya da Ahmet Baytaş Hoca tanımlamaya çalışıyordu. Bu tanımlama yardımı Grubu hızla aktifleştirmeye başladı. Sevgili Çağlar Orhan'ın "Leptr" si ile de kendi arşivinizi hesap açıp oluşturabiliyordunuz.

Aslında Çağlar Orhan ,daha önceden Kuş gözlemciler için de "Kuştr" adı altında kuşların tanımlanması için bir fotoğraf sitesi oluşturmuştu. Hatta Sevgili Emin Yoğurtçuoğlu daKustr de " Fotoemin" olarak ilk kez görünmeye başlamıştı. Yani "çağlaror"unKuştr ve Leptr si fotoğrafla tanımın ve sonra da portfolyo oluşturmanın Türkiye'deki kuş ve kelebek camiasının ilk adımıydı. Kustr yi de Leptr yide çok severek ,önemseyerek ve faydalı bularak kullandım. Ondan sonra pıtırak gibi bugünkü değişik siteler veya özel siteler ortaya çıkmaya başladı.


Kelebek gözlem grubunda Ahmet Baytaş Hocanın Türkiyenin kelebeklerini içeren bir kitap çalışması yaptığını öğrendik. Kelebek gözlem noktalarını , kelebek türlerini anlatıp tanımlarken , Ahmet ve Evrim Hocalarımızın son derece sabırlı ve herkese eşit uzaklıktaki tanım yorumlarını unutmam mümkün değil. Onların sabrı , Ahmet Hocanın büyük özverili çalışması ile ilk kitabımız çıktı. Anlaşmasına göreönce İngilizce olarak.Bir yıl sonra da Türkçesi çıktı. Bu kitap ve gözlemcilerin sitesi bana da kelebek konusunda ivme kazandırmıştı. Ancak kelebek konusunda bilmediğim o kadar çok şey vardı ki..

Kelebek gözlemcilerinin arttığı bu dönemde Ankara'da DKM bir proje aldı. BTC boru hattı Projesinin güzergahında yer alan yaban hayatının bir metot dahilinde tespiti. Bu proje kapsamında yanılmıyorsam beş gün süren yabancı kelebek uzmanlarından ve Ahmet Hocadan isteyenler başvurarak eğitim aldı. Ben de işimden izin alarak bu eğitimlere katıldım. Eğitimde Kayseri ilinde arazi çalışması da yaptık. Eğitim benim için çok faydalı oldu ve kelebek merakımı daha da körükledi. Bu eğitimden sonra da BTC boru hattı projesinde 15 gün süren , Erzurum Bayburt Gümüşhane illerinde yine yıllık iznimin bir bölümünü kullanarakkelebek-atlas yaptık.


Bu süreçten sonra kuş gözlemlerinin yanında ,mevsimi geldiğinde kelebek de gözlüyor ve tanım için fotoğraflıyor , bitkilerin ise peşini de asla bırakmıyordum. Kelebek için gittiğimde kuşlara da, Kuş için gittiğimde mevsimiyse kelebeklere de; her ikisine gittiğimde mutlaka bitkilere de bakınıyor tanım için fotograflar çekiyordum. Böylece tanıştığım kelebek türleri de artmaya başladı. Yurtdışı turlarında rasladığım benzersiz güzellikte kelebekleri de kuşların yanında asla ihmal etmedim . Çoğu kez tüm dikkatimi üzerlerinden ayıramadığım sık sık başıma gelen güzel olaylar . Onları yurtdışı gezilerime ekledim. Daha geniş bir zamanımda Dünya Kelebekleri olarak bir başlıkta toparlamayı düşünüyorum .


Kelebekler Kuşlardan daha ağır ilerlese de biryerlerde hala beni bekleyen yeni türlerin varlığını bilmek heyecanlandırıyor.. Onlarla tanışmak ,onları bulmak çok güzel olacak. Yaşamımın sürprizlerle dolu ömrü onlara ayrıldı.